SON UYARI! - Siporcu Gazetesi Spor HaberleriSiporcu Gazetesi Spor Haberleri

SON DAKİKA

SON UYARI!

Bu haber 11 Mart 2020 - 10:00 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Tenis serüveni, birçok çocuk için ebeveynlerin sohbetlerinin satır aralarında geçen “ Çocuklar spor yapmalı” ile başlayan bir serüvendir. Kulübün kapısını aşındırma günleri de böyle başlar. Çocuk önce eğlenir ve hiçbir şeyin farkında dahi değildir. Elbette birçok ebeveynde, ilk zamanlar konunun farkında değildir. Çocuk biraz yetenekli ve istekliyse, aile de eğer hırslı ve gözünü karartmaya müsaitse artık tüm şartlar gerçekleşmiş demektir. Bundan sonrası uzun ve meşakkatli bir yolculuktur. Bu yolculukta oldukça temkinli ve dikkatli olmak gerekmektedir. Neden mi? Çünkü hem paranızdan hem de çocuğunuzun geleceğinden olma ihtimaliniz çok yüksektir.
O zaman tenise yeni adım atmış aileler için uyarıcı nitelikte ki yazımıza başlayalım.
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki ülkemizde profesyonel düzeyde tenisçi yetiştirebilecek Türk antrenör yok denecek kadar azdır. Olanlar da zaten profesyonel oyuncularla çalışmaktadır. Kısacası şu ki; altyapıdan alıp, oyuncuyu profesyonel kariyere taşıyacak bir idealist antrenör yoktur. Antrenörlerin çoğunluğu da kulüp bünyesinde çalışmakta ve genel kaygıları vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz; Kulüp yönetimi tarafından her an işine son verilme kaygısı, yeterli eğitimi alamamış olduğunu gizleme gibi ortak kaygıları mevcuttur. Ben bugüne kadar kulüp bünyesinde çalışıp da uluslararası tenis bilgisine sahip, idealist, uluslararası organizasyon yapabilen, vizyonu yüksek bir antrenöre rastlamadım.
Elbette siz olayın henüz farkında olmadığınızdan dolayı, fareyi yakalamak adına kapana konan peynir misali düzenlenen 8-9-10 yaş turnuvalarında alınan galibiyetlerle bir anda çocuğunuzu tenisin zirvesinde görme hayaline kapılacaksınız. Bu başarıları değerlendiren kulüp ya da antrenör hemen çocuğunuzu zirveye çıkartacaktır. Önünüze altın tepsiyle sunulan ve ballandıra ballandıra anlatılan 12 YAŞ MİLLİ TAKIM! serüveni başlayacaktır. Öyle anlatılacaktır ki sanki çocuğunuz milli takıma girince ona tüm kapıların açılacağını düşüneceksiniz. Fakat bunu anlamanız çok sürmeyecektir. Çocuğunuz milli takıma girince çekileceği birkaç fotoğraf ve bir uluslararası turnuva ardından her şey unutulacaktır. Belki kulüp tarafından birkaç ay ücretsiz antrenmana da alınacaktır. Çocuğunuz tüm kategorilerde milli olsa dahi tenisçi olamama ihtimalini şimdiden anlamanızda fayda var.
Sevgili veli, bu süreç oldukça meşakkatli ve zor bir süreçtir. Öyle ulusal turnuvalarda şampiyonluklar alarak da tenisçi olunmaz. Öncelikle şunu iyi anlamanız gerekmektedir. Çocuğunuz gerçekten yetenekliyse 12 yaşına gelene kadar iyi bir tenis eğitimi almasını sağlamalısınız. Çocuğunuzu kulüplerin ve antrenörlerin kısa vadeli kazanç sağlamaları adına mental yorgunluklardan korumalısınız. Eğer gerçekten çocuğunuzun yetenekli olduğuna inanıyorsanız. O zaman kendini yetiştirmiş, idealist ve uluslararası tenis bilgisine sahip bir antrenör ya da kulüp bulmanız gerekmektedir. Ülkemizde bulmanızın zor olduğunu tekrar vurgulamama gerek yok sanırım. Bulduğunuzu varsayarsak, o zaman da çok paranızın olması gerektiğini bilmeniz gerekmektedir. Çünkü çocuğunuz öncelikle TE de mücadele etmeli ve deneyim kazanacak. Bu da birkaç ülkeye seyahat demektir. Türk Lirasının, diğer ülkeler parası karşısında ki durumu aşikardır. Elbette ülkemizde de uluslararası turnuvalar düzenlenmektedir. Burada çocuğunuza ilk tecrübeyi kazandırmanızda bir tercihtir. Fakat ülkemizde düzenlenen TE turnuvalarının ulusal turnuvalardan pek farkı olmadığını ve çok az sayıda uluslararası oyuncunun geldiğini bilmenizi isterim.
Bir sonraki aşamada yani 12 yaş sonrası çocuğunuzun, ITF JR oynamanız gerekmektedir. Zor ve çetin bir yolculuk olan ITF JR serisi için ülkemizde sponsor ve destek bulamayacağınızı şimdiden belirteyim. Çocuğunuzun kazandığı ulusal turnuvalar, Tennis Europe turnuvaları, 12 yaş Milli takım gibi bilgileri CV haline getirip de belediye, şirketler vs. sakın dolaşmayın. Çünkü hiçbir destek bulamayacaksınız. Denenmişin, denenmişi olmaz.
Ülkemizde halen yürürlükte olan TOHM projesini de duyacaksınız. Her ne kadar kâğıt üzerinde yardımlar olduğu söylense de genelde ödenek olmadığı gerekçesiyle hiçbir destek alamayacağınızı bilin. Hani olur ya bunu da bir çare olarak görürseniz diye son uyarımı da bulunayım istedim. TOHM’un size sağlayacağı şeyler antrenman yapacak saha, antrenör, belki birkaç malzeme desteği ile sınırlı olacaktır.
Tüm bu yazdıklarımla belki sizi umutsuzluğa itiyor gibi görünebilirim. Lakin bu yolları aşındıran birçok velinin yaşadıklarının kısa bir derlemesini sunuyorum. Başka şehirlerde ve başka başka kulüplerde senaryo biraz değişse de filmin konusu hep aynı olacaktır. Peki, ne yapacağız diye soruyorsanız? Aslında bu sorunuzun cevabı, yazının içerisinde gizliydi.
Öncelikle, çocuğunuzun gerçekten yetenekli mi olup, olmadığını iyi gözlemleyin. Eğer gerçekten yetenekli olduğuna inanıyor ve kimseden destek almadan bu yolculuğa devam edebileceğinize inanıyorsanız. Ulusal turnuvalarla hiç vakit, para ve emek harcamayın. Kısacası boğulacaksanız da büyük denizde boğulun.

Fırat İzgicumalifiratizgi@hotmail.com