Oruç ile sağlığınıza kavuşarak zayıflayabilirsiniz: İntermittent Fasting - Siporcu Gazetesi Spor HaberleriSiporcu Gazetesi Spor Haberleri

SON DAKİKA

Oruç ile sağlığınıza kavuşarak zayıflayabilirsiniz: İntermittent Fasting

Bu haber 24 Ekim 2018 - 12:47 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Başta Avrupa’da ve Amerika’da uygulanmaya başlayan ve popüleritesi tüm dünyaya hızla yayılan harika bir diyeti sizlere açıklayacağız. Antrenörlerin ve sporcuların kullanmasında hiçbir zoruluk ve sağlık dışı bulunmaması bu diyeti popüler kılan en büyük etken olarak gösteriliyor.

En son katıldığı programda Mehmet Öz ile açıklanan “İntermittent Fasting” yani Türkçe tercümesine göre günün belirlik zamanlarında oruçlu olma durumuna deniyor. Kısaltması “IF” yani “Oruç Diyeti; planlı bir şekilde aç kalınarak ve besin tüketimini harcadığın enerjiden alt seviyede tutarak sürdürülmektedir. Diyetin tam amacı vücut sağlığını arttırmak, vücutta biriken ödem gibi fazlalıklardan kurtulmak ve kilo kaybı için olduğu belirtiliyor.

Aslında İslam dünyası bu diyete hiçte yabancı değil. Her yıl ramazan ayında ibadet hükmü olarak uygulanan “Oruç”, dini öğretisi gereği açlığı her zaman hatırlamak ve aç olanların halinden anlamayı esas almaktadır. Fakat müslüman alemi bu ritüeli yılın sadece Ramazan Ayı ile sınırlı tutmuş, bu ay bittikten sonra yine vücudun ihtiyacından fazlası besini midesine götürmüş. Popülerizm kazanan “İntermittent Fasting” yani “Oruç Diyeti” müslümanlar için en rahat uygulanabilecek diyetten öte yaşam tarzıdır.

“İntermittent Fasting” Nedir?,
“İntermittent Fasting”Ne değildir?,
“İntermittent Fasting” Nasıl Yapılır?,
“İntermittent Fasting” Kimler yapabilir?,
“İntermittent Fasting” Sağlıklı mıdır?,
“İntermittent Fasting” Kısa süreli midir?,

Okuyucularımız için hazırladığımız “İntermittent Fasting” yani “Oruç Diyeti”ni Yazarımız Soner Deniz İşisağ bizzat uygulayarak kaleme aldı. “İntermittent Fasting”in tüm yarar ve zararlarını etkilerini sizler için cevaplandırdı. Hadi buyrun “İntermittent Fasting” yani Oruç Diyetini beraber tanıyalım:

1- Daha önce belirttiğimiz gibi”İntermittent Fasting” yani kısaltılması “IF” olan “Oruç Diyeti” kişilerde uzun süren açlık durumlarını irade kullanılarak kontrollü bir şekilde yönetilen zamanlandırılmış beslenme şeklidir. Müslümanların “Ramazan Ayı”nda uyguladığı Ramazan Orucu’na tıpatıp benzerlik gösterir. Fakat bunu sadece belirli bir aya değil tüm yaşama uymasını hedeflemek bilinci yöneten en büyük faktör olarak karşımıza çıkıyor. Vücudun ihtiyaç duyduğu; yağ, protein, şeker, su vb gibi tüm besinlerin sistemli ve zamanı sizin iradeniz tarafından belirlenen zamanlarda az miktarda alınması ile uygulanan bir diyettir. Akşam saat 18.00’den sabah 08.00’a kadar su haricinde hiçbir katı gıda tüketilmemesi en önemli faktördür.

2- Oruç Diyeti’ni uygularken gördüğümüz önemli detaylardan biri ise ne yenildiği değil ne zaman yenildiğikonusu olmuştur. İnsan iradesini aktifleştirdiğinde vücudun yapamayacağı hiç birşey olmadığını farkettiğiniz zaman açlığı yok etmiş olduğunuzu farkediyorsunuz. Bu diyette sevdiğiniz besinlerden sakınmak durumunda olmayacaksınız. Sizlere denemediğimiz hayali ve etkisi kısa süren bir ütopyadan kesinlikle bahsetmiyoruz! Elbette yemek sofrasına oturduğunuzda tabağınızın boyutu ve kaşığınızdan aldığınız lokmaların tüketim hızı önemli ayrı bir detay! Burada tek yapmanız gereken durum kendi iradenizi güçlendirip; 5 kaşık yerken bunu 3 kaşığa veya 3 saat aralıkla yerken bunu 4 saate çıkarmanızla beraber yememesi gereken kırmızı çizgi zamanları asla atlamamanız olacaktır.

3- Oruçlu iken bilinç daha canlı olduğunu bizzat yazarımız Soner İşisağ yaşadığını belirtiyor. Fakat vücudun enerji durumunda daha kontrollü olunması ve enerjinin tasarruflu kullanılmasının önemi ayrıca belirtiliyor. Uzun süre aç kalmalarda ve yemek miktarının düşmesi vücuda şekerin en minimum oranda alınması ister istemez gün içerisindeki koşuşturmalardaki performansı azaltırken, gece yatağa girdiğinizde boş midenin verdiği uyarı sizi biraz uykusuz tutabilir.

4- Aç olmak sadece enerji düşük olacağı ve bunun yaşamınızın kalitesini bitereceği algısı tamamen beynin yeme alışkanlığından gelen oyunu olarak algılanmalıdır. Aç olan vücut elbette enerji harcamasını doğru yapamazsanız bitkin düşecektir. Ama asla vücudunuzu bu kadar aciz görmeyin! Aralıklarla yiyeceğiniz besinlerin kalitesini ve protein oranını iyi ayarlarsanız asla sorunla karşılaşmayacağınızı garanti verebiliriz.

ORUÇ (IF) DİYETİ HAKKINDA EN ÇOK SORULANLAR
1- EN ÖNEMLİ BESİN ALMA ZAMANI SABAH KAHVALTISI DEĞİL MİDİR?
Açıkçası değildir. Yada yazarımız 1 aylık Oruç Diyeti süresince böyle bir yaptırıma maruz kalmamıştır. Algılarımız toplum geleneklerini bizlere yaptırım uygulattığından ötürü bizler sabah, öğlen ve akşam olmak üzere günde 3 öğün beslenme ihtiyacı hissediyoruz. Halbuki vücudumuz ne zaman acıkırsa o zaman ihtiyacı olduğundan bir tık az desteklenmelidir. Ama asla unutulmamalıdır ki bunun süresi akşam 18.00’a kadar!

2- ÖĞLE YEMEĞİNDE MİDEYİ DOLDURSAK NE MAHSURU VAR?
Midemiz bizim çöp torbamız olamayacak kadar değerli bir organızımdır. Diğer tüm organlarımızı en az düzeyde meşgul edip, en maksimum düzeyde performans sağlamasını hedeflemeliyiz. Bizler eğer midemizi ihtiyacımızdan fazlası ile doldurursak, bu bize asla avantaj olarak değil, ağırlık, yağ depolanması veya yorgunluk olarak hatta hastalık olarak döneceğini aklımızdan çıkarmamız gerekmektedir.

2- AKŞAM YEMEK SAĞLIKSIZ DEĞİL Mİ?
Neden sağlıksız olsun ki? Akşam yapılan güzel bir yemek ile hem ruhu dinlendirebilir ve yemek masasında günün yorgunluğunu unutabilir hem de damak tadınıza uygun vücudun ihtiyaç duyduğu besinleri afiyetle tüketirken bu sizi ertesi gün sabah 08.00’e kadar idare edecek son cephanelik olarak değerlendirebilirsiniz. Asla unutulmalıdır ki, ileri saatlerde meyve, alkol veya gazlı içecekler katı beslenme olmadığı için sağlıklı! Saat 18.00’i kendinize milat olarak tayin edin.

3- ENERJİMİZİ AÇKEN NASIL DOĞRU KULLANACAĞIZ?
Sağlık probleminiz yoksa ve vücudunuz ergenlikten çıktı ise tereddüt etmeyin. Beyin, alışılmışı dikte eder. Siz de içinde bulunduğunuz durumu kanıksar, gününüzü yarı aç geçirmeye kendinizi şartlarsanız beyniniz vücudunuzu buna uygun forma getirip yönetmeye başlayacaktır. Haddinden fazla aç kalmak veya sınırı aşıp çok yemek sizi daha enerjik veya enerjisiz yapmaz. Unutmayın ki vücudumuz belirli kurallara göre yaratılmıştır. Ve kullanım klavuzu olarakta belirli ritüeller belirlenmiştir. Siz kendi vücudunuzu keşfedip kullanma kılavuzunu ortaya çıkarabilirsiniz.

4- BU KADAR AÇ KALDIKTAN SONRA SPORA GEREK YOK O ZAMAN
İnsan vücudu tamamen hareket etmeye odaklı yaratıldığını asla unutmayın. Vücudu 2 saatten fazla hareketsizliğe mahkum etmek, bilincin vücuda yaptığı büyük bir ihanettir. Her öğünden sonra mutlaka hareket etmeli ve gece uyumadan önce tüm gün içerisinde “Akıllı telefonunuzda” yer alan “Adım Sayar” programların yardımıyla kolaylıkla “10 Bin” adım attığınızdan emin olarak uyku moduna geçmelisiniz.

ORUÇ (IF) DİYETİ NASIL UYGULANIR?

Burada patron sizsiniz. Sizin iradeniz ile aklınızın yeniden uyum içerisinde yeni bir sözleşme yapması olarak düşünün. Günün programını hazırlarken birde kendinize bir ömür uygulamanız gerektiğine inandığınız günlük beslenme zamanlarını tayin edin. Ama bunu pişinen değil her acıktığınızda yapın. Ne yediğinizi ve ne kadar tükettiğinizi kaydedin. Böylelikle daha sonrasında pişman olacağınız gıdaların muhasebesini yapabilirsiniz. Kendinize standart olarak 3.5 saatlik dilimlerle beslenme alışkanlığı edinin. Acıkmadığınız halde vücudunuzun ihtiyaç duyacağı protein, yağ, lig gibi önemli besin öğelerini tüketin. İlk bir hafta oldukça zor ama heyecanlı geçeceğini garanti ediyoruz.

İkinci Hafta:
Artık alışacak ve belirlediğiniz düzene çıktıktan sonra pişmanlıklar hissedeceksiniz. Sırf o pişmanlık hissini tatmak için bile olsa diyetinizi bozun!
Hayır şaka yapmıyoruz, kesinlikle ara ara diyetinizi bozun (sağlıklı gıdalar olması şartı ile) Böylelikle gereksiz yere beslenerek vücudunuza kambur olacak tüketimlerin ne kadar gereksiz olduğunu ve cebinizde duracak parayı çöpe attığınızı hissedeceksiniz.

Üçüncü Hafta:
Mükemmel bu zamana kadar gelme iradesini ortaya koyup yazının burasına kadar ulaşmak bile büyük bir başarı! Sizleri tebrik ediyoruz. Üçüncü Haftada Oruç diyetinin sonuçlarını görmüş olacak ve dev aynaların karşısından sizi kimse ayrılmaktan kurtaramayacak. İnceldiğinizi görecek ve ruh enerjinizin arttığını farkedeceksiniz. Artık her ustanın ellerinden çıkan yemeğe sıcak olmayacak ve sırf yemek yemek için yemek yemeyeceksiniz. Malzemelerini kendiniz seçtiğiniz ve damak tadınıza uygun yemekleri keşfetmiş ve kolları çemirleyerek mutfağın yolunu tutmaya başlayacaksınız.

Dördüncü Hafta:
Artık diyetisyen gibi takılıp kilosu fazla olanlarla akıl verme kıvamına geldiniz. Tebrik ederiz! Belki biraz etrafa karşı ukala olma durumlarınız artacak olsada ruh enerjiniz o kadar yüksek olacak ki, ortalama verdiğiniz 10’a yakın kilonun vücudunuzdan ne kadar kolay gittiğini anlatacak şişman dostlarınızı arayacaksınız. Hayat artık sizler için daha güzel olacak. Sakın aşk, aile veya ekonomik gibi krizlerin psikolojinizi bozmasına izin vermeyin, nitekim bu aşamadan sonra sizi disiplinsiz kılacak tek durum ancak bunlar olacaktır. Ruhunuzu dinlendirecek meşguliyetler edinerek sıkıntılarınızı abur cubur yiyerek atmayacağınızı bilincinize kazandırın.