MEGA « Siporcu

SON DAKİKA

MEGA

Bu haber 21 Ocak 2020 - 22:31 'de eklendi ve kez görüntülendi.

MEGA Sponsorluklar… MEGA Projeler… MEGA Tenis…
Bu üç başlık belki de tenis camiasının en önemli konuları arasında yer almaktadır. Özellikle son dönemde, ülkenin dört bir yanında MEGA sponsorluk, MEGA proje atağı göze çarpmaktadır. MEGA kelime anlamı olarak; Kökence Yunancadan gelmektedir. Türkçe karşılığı ise Büyük ya da aşırı büyük, dev, devasa anlamına gelmektedir. Bakalım bizde ki MEGA gerçek anlamını taşıyor mu?
5 Mart 2019’da Türkiye Tenis Federasyonun sayfasında bir haber yer aldı. Haberin başlığı aynen şöyleydi;
“ TTF’ye Dev Sponsor: Clup Mega Saray”
Haberin devamında ise şu açıklamalar bulunuyordu;
“Göreve geldikleri günden beri federasyonun başlıca hedeflerini; tenisi sokaklara taşımak, tabana yaymak, tenisin zengin sporu olduğu algısını ortadan kaldırmak olarak belirlediklerini söyleyen TTF Başkanı Cengiz Durmuş, “Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Genel Müdürlüğü, kulüplerimiz, sponsorlarımız ile iş birliği sayesinde lisanslı sporcu sayımızı rekor seviyeye çıkardık. Şahinler Holding bünyesindeki Club Mega Saray gibi tenis merkezleri sporcularımız için oldukça önemli. Yeni inşa edilen kortlarla birlikte 43 korta ulaşacak Club Mega Saray tesisleri, Türk tenisinin gelişiminde büyük rol oynayacaktır” dedi.
Şahinler Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Şahin ise Türkiye Tenis Federasyonu ile yapılan çok yönlü iş birliği sayesinde Club Mega Saray tesislerinin ulusal ve uluslararası birçok turnuvaya ev sahipliği yapacağını söyledi. Şahinler Holding olarak milli tenisçilere ve hakemlere sponsor olduklarını belirten Şahin, “Gençlerimizi spora, özellikle de tenise teşvik etmek için üzerimize düşeni yapacağız. Toplam 50 milyon dolarlık bu yatırım, yalnızca ticari bir yatırım değil, aynı zamanda Türkiye’nin gelecekte dünya çapında tanınan daha çok tenisçiler yetiştirmesi için oldukça değerli bir adımdır” şekilde konuştu.”
O günden bu yana Türk tenis camiasına bu sponsorluk anlaşması hakkında bir bilgi verilmedi. Elbette yapılan sponsorluk anlaşmalarına karşı olduğum düşünülemez. Fakat süreç sonrasını incelediğimizde kimin kime sponsor olduğunu anlamakta zorluk çekmeye başladım. 2019 yılından bu yana CLUP MEGA SARAY’da 15 turnuva düzenlenmiş. Bu turnuvalara 1900’den fazla sporcu katılmış. Turnuvaların çoğu ölü sezonlarda yani turizmin en sakin dönemlerinde yani otelin boş olduğu dönemlere denk getirilmiş. Fakat öyle olmasına karşın, 2019 şubat ayında otel fiyatları Sıngle 300, Double 200 iken, 2020 yılında yani bu hafta oynana turnuvalarda Sıngle 60 Euro , Double 40 Euro olarak belirlenmiş. Bu sporcuların aileleri vs de düşünüldüğünde otelin ölü sezonda doldurulduğu izlenimi oluşmaktadır. Bu bağlamda olayı biraz irdelediğim zaman Clup Mega Saray’ın DOĞU LİGİ! Olarak adlandırılan, SPOR TOTO LİGİ’ne ne gibi bir katkı sağladığını araştırdım. Hiçbir yerde, DOĞU LİGİ! Olarak adlandırılan ligimizin ödül yönetmeliğine rastlayamadım. Yani TTF’ye dev sponsor olan otelimizin, bu bağlamda Türk tenisine hiç bir katkısı olmadığı kanısı bende oluştu. Tüm ülke genelinde düzenlenen turnuvalarda kortlara ya da turnuva düzenlenen kulüplerin muhtelif yerlerine reklamları asılan otelimizin sponsorluktaki rolü nedir? Turnuvalara top, su, vs gibi katkılar sağlamış mıdır? Yoksa olay sadece kort sayısını arttırmak mıdır? Benim kanımca, olay örgüsü şöyle gerçekleşiyor. Otel, kort sayısını arttırıyor ve otelin finansmanı sporcu aileleri tarafından sağlanıyor. Hâlbuki aynı otelin yakınlarında birçok otelde fiyatlar, nedeyse CLUP MEGA SARAY’ın üçte biri fiyatı durumunda. Ayrıca sorunlar sadece bununla da sınırlı değil. Kortlar otele uzak, kortlar civarında konteyner de onca insanın sığınması bekleniyor. Geçen sene tel çekme makinasıyla ilgili sorunları zaten biliyoruz. Sorunları saymaya kalksam inanın tam sayfa tutar. Kısacası konuyu irdeledikçe ortaya çıkan sonuç şudur;
SPORCU AİLELERİ HER ZAMAN Kİ GİBİ PROJENİN SPONSORU KONUMUNA GETİRİLMİŞTİR.
Hâlbuki otel yetkilisi sponsorluk anlaşmasının duyurulduğu gün açıklamasında farklı durumlardan bahsetmişti. Açıklamasını aynen iletiyorum;
“Gençlerimizi spora, özellikle de tenise teşvik etmek için üzerimize düşeni yapacağız. Toplam 50 milyon dolarlık bu yatırım, yalnızca ticari bir yatırım değil, aynı zamanda Türkiye’nin gelecekte dünya çapında tanınan daha çok tenisçiler yetiştirmesi için oldukça değerli bir adımdır”
Bu durumda, ticari bir yatırım değilse, bu yıl kaç oyuncuya sponsor olmuştur. Kaç oyuncuyu bünyesinde çalıştırmaktadır. Eğer var ise de kamuoyunu aydınlatmak adına açıklanmalıdır.
Sürekli ülkede tenisin neden gelişmediğini konuşuyoruz. Tenis başlı başına büyük ekonomi gerektiren bir spor dalıdır. Bunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Uzun uzun neden başarılı oyuncular çıkartamadığımızı tartışıyoruz. Fakat konu sadece iyi sporcu yetiştirmek değil. Birçok iyi oyuncu bu ekonomik şartlara dayanamayarak tenisi bırakmak zorunda kalmaktadır. Şartları daha da zorlaştırmanın mantığını anlamakta güçlük çekmekteyim. Proje, sponsorluk başlıklarının ardından, görüyorum ki sporcu ailelerine yüklenen yeni yükler çıkmaktadır. Konu sadece federasyonla da sınırlı değil. Kulüplerimizde de aynı mantık devam etmektedir. Yapılan her yatırımın faturası sporcu ailelerine yansımaktadır. Her MEGA başlıklı sposorluk ya da porje sonrası aileler yeni yüklerle karşı karşıya kalmaktadır. Ülkemiz parasının, dünya parası karşısındaki acizliği zaten sporcu ailelerinin belini bükerken, yeni yüklerle aileleri bunaltmak neden? Tüm bu olaylara baktığımızda, tenisi sokağa yaydık söylemi biraz Polyanacılık gibi görünmektedir.
Kısaca, kürsülerden ve basın karşısında konuşmak o kadar kolay ki. Hâlbuki sporcuların gerçek sıkıntısının yüksek tenis masrafları olduğunu herkes biliyor. Neden tenisçi yetişmiyor sorusunun ana başlığının, ekonomi olduğunu da herkes biliyor. Bu sporun neden zengin sporu olduğunu da herkes biliyor. Fakat bunları bildiğimiz halde olayı süsleyerek tabana yaydığımızı iddia etmek, bir takım çevreleri yanıltmaktan öteye gitmiyor. Süreç böyle devam ettikçe iyi oyuncular birer birer yaprak dökümü yaşamaktalar. Ekonomik durumu olan birkaç oyuncu ya da camiada çevresi olan birkaç oyuncuyla sistem devam etmektedir. Kulüpler oyuncu devşirerek başarılı olduğunu iddia etmekte ve sisteme hizmet etmektedir.
Çözüm nedir? Aslında, çözüm o kadar basit ki. Federasyon asli görevi olan spora ve sporcuya hizmete dönmelidir. İklim şartları uygun bir yerde tesis inşa edilmelidir ya da Gençlik Spor Bakanlığına ait bir tesis yeniden elden geçirilmelidir. Bu tesiste her yaş kategorisinde başarılı oyuncuların kalabileceği otel, kondisyon salonları okul vs. gibi komple bir tesis inşa edilmelidir. Uzun dönemde bu sporcular orada eğitim almalıdır. Bu sistemin içerisine girmek sporcuya bir amaç olarak aşılanmalıdır. Sistem TOHM projesiyle birleştirilmeli ve uzun zamana yayılmalıdır. Burada başarılı olan oyuncular federasyon desteği ile uluslararası turnuvalar gönderilmelidir. Gerçek hizmet anlayışı budur. İşte o zaman uzun vadede TÜRK tenisi istediği yerlere varacaktır. Yoksa önlerine MEGA koyarak ürettiğimiz proje, sponsorluklarla sporcu ailelerine yükü yükleyerek sadece kendimizi kandırmaya devam ederiz. Bir gün tenis oynayacak kimseyi bulamazsak da o zaman MEGA rezaletle karşı karşıya kalırız. Yıllar sonra aynı konuşmaları yapmak istemiyorsak, şimdi gerçeği görme zamanıdır.

Fırat İzgicumalifiratizgi@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.