BİTMEYEN SEZON YAPMIŞLAR! « Siporcu

SON DAKİKA

BİTMEYEN SEZON YAPMIŞLAR!

Bu haber 30 Ekim 2019 - 19:13 'de eklendi ve 184 views kez görüntülendi.

Her spor branşında bir sezon başlangıcı ve sezon sonu vardır. Sporcular sezonun son bulmasıyla kısa bir süre dinlenirler ve akabinde yeni sezon için hazırlıklarına başlarlar. Bu hem mental hem de fiziksel bir yenilenmeyi beraberinde getirir. Özellikle 10, 12, 14 yaş sporcular için bu süreç müsabaka oynamadan, mental dinlenme ve eksikliklerinin giderilmesi açısından oldukça önemlidir. Uzmanlar bu yaş sporcuların maç oynanmadan geçirilmesi gereken sürenin en az iki ya da üç ay olması gerektiğini söylemektedirler. Birçok ülkede bu süre uygulanmaktadır. Özellikle tenisin müsabakalarının yüksek bir mental yorgunluğu olduğunu düşünürsek, çocukların maç oynanmadan sadece antrenmanla geçirecekleri sürecin ne denli doğru olduğunu anlarız.
Ülkemiz tenis fikstürünü incelediğimde son turnuvanın yıllardır Aralık 10-20 (Milli takımlar Turnuvası ) tarihleri arasında yapılmaktadır. İzleyen yılı takiben, Ocak ayı içerisinde 15-20 Ocak tarihlerinde kış kupaları yapılmaktadır. Böylece çocukların mental olarak dinlenmelerine hiç zaman tanınmamış olduğu görülmektedir. 10, 12, 14 yaş sporcuların sürekli maç yorgunluğu nedeniyle, sürmenaj (Genellikle sürekli ve aşırı zihinsel çalışma yapanlarda görülen bitkinlik, yorgunluk) oldukları gözlenmektedir. Bu yaş çocukların eğitim çocuğu oldukları unutulmakta ve sürekli bir yarışın içinde tutulmaktadırlar. Sürekli turnuva oynayan bu çocukların asli temel eğitimlerini alamadıkları ve bu nedenle de ülke tenisinin de geride kaldığı gözlenmektedir. Birçoğunuzun aklından istemeyen turnuva oynamamakta özgürdür gibi bir düşünce geçtiğini biliyorum. Şu bir gerçek ki, ülkemizde bu yaş grupları sporcular, antrenörler ve kulüpler için en önemli turnuva Milli takım seçmeleri olarak görülmektedir. Milli takıma girmeyi etkilediği düşünülen puan sistemi nedeniyle, oynanacak her turnuva çok önemli hale getirilmiştir. Özellikle bir üst grupta oynanan hafta sonu turnuvalarında alınan yüksek puanların, kendi yaş grubu milli takım seçmelerinde ana tablo ve seri başı olmayı önemli ölçüde etkilediği görülmektedir. Sporcunun, velinin, antrenörün, kulübün kendini kanıtlama kriteri olarak görülen Milli takım seçmelerinde kaza yaşamamak ya da daha kolay kura oynama düşüncesiyle, bu turnuvaları oynadıkları bilinmektedir. Peki, sezon planlaması, neden böyle yapılıyor? Yetkililer bu durumu bilmiyorlar mı? Sezon aralığı vermemenin, sebebi nedir?
Şu bir gerçek ki yetkililer her şeyin farkındadır. Eğer farkında değillerse, ülke tenisinin sorunu zaten daha büyük demektir. Lakin farkındalıklarının önüne geçen daha önemli etkenler vardır. Bu etkenlerden en önemlisinin adına “ TURNUVA EKONOMİSİ” denilmektedir. Bildiğiniz üzere, Türkiye Tenis Federasyonu düzenlenen her turnuvadan bir ücret almaktadır. Üstelik bu ücreti suya ve sabuna dokunmadan almaktadır. Turnuvaların sponsorları, sporcu velileridir. Tesisler turnuva düzenlenmesine izin verilen kulüpler tarafından sağlanmaktadır. Sporcudan alınan ücretlerle federasyon payı, hakem, top ve su paraları ödenmektedir. Bu ödemelerden sonra para kalırsa ne ala ama birçok kulübün turnuvalardan zarar ettiğini de biliyoruz. Üstelik son dönemde oldukça yoğunlaşan otel turnuvalarını da gözden kaçırmamak gerekmektedir. Öyle ki birçok yerde 10-12-14-16 yaş hafta sonu turnuvaları bir arada yapılmaktadır. Yüksek ücretli otellerde düzenlenen turnuvalarla oteller kar ederken, veliler ekonomik olarak zarar etmektedirler. Kısacası “ TURNUVA EKONOMİSİ” sporcuların eğitimlerinin ve ülke tenisinin önüne geçmiştir.
Eğer önümüzdeki yıllarda ülke tenisinin hala yerinde saymayı planlanmıyorsa, Türkiye Tenis Federasyonun puan sistemini, oyuncuların bir üst yaş gruplarında oynasa da kendi yaş grubu puanını almasını, Milli takım seçme kriterlerini ve özellikle turnuva sezonunu yeniden planlamalıdır.

Fırat İzgi
Fırat İzgicumalifiratizgi@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.